Sıkça sorulan sorular 2017

İş yerinde yeterli sayıda T.C. vatandaşı istihdamı yoksa, Türk vatandaşı yerine yabancı istihdam gerekçesi yetersizse, iş yerinin kayıtlı sermaye miktarı yetersizse, iş yerinin ihracatı veya cirosu yetersizse, yabancıların iş yerinde alacağı görev itibariyle eğitim durumu veya ücret düzeyi yetersizse, çalışma izin talebi hakkında ilgili mercilerin olumsuz görüşleri mevcutsa, yabancılara yasaklanmış mesleklerse (doktor, avukat, ezacı, hemşire gibi), iş piyasasındaki durum ve çalışma hayatındaki gelişmeler ve istihdama ilişkin sektörel ve ekonomik konjoktür değişikliklerinin çalışma izni verilmesine elverişli değilse, başvurulan iş için ülke içinde dört haftalık süre içerisinde o işi yapacak aynı niteliğe sahip kişinin bulunması, bu iş yeri, işletme veya meslek için izin talebi reddedilen yabancının aynı iş yeri, işletme veya aynı meslek için izin talebinin reddedildiği tarihten itibaren bir yıl geçmeden yeniden izin talebinden bulunmuşluğu, yabancının çalışmasının milli güvenlik, kamu düzeni, genel asayiş, genel ahlak ve genel sağlık için tehdit oluşturması gibi durumlarda yabancı çalışma izni verilmemektedir.

İdari para cezası Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerince ilgiliye gönderilir. 6183 sayılı Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun uyarınca tahsil edilir. İdari para cezasının tebliğinden sonra cezanın kaldırılması veya azaltılması amacıyla ilgili idarece yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. Açık bir maddi hata veya ihlal var ise idarenin işlemini ortadan kaldırması açısından fayda olabilir. Ancak mevcut iç düzenlemeye göre idari para cezasına ilgili kuruma itirazda bulunmasına yönelik bir husus bulunmamaktadır.
İzinsiz çalışan yabancı uyrukludan dolayı verilen idari para cezaları için itiraz, cezanın tebliğinden sonra 15 gün içerisinde Sulh Ceza Mahkemelerine yapılır.

Gerek İş Müfettişliğince ve SGK Müfettişliğince düzenlenen raporlara istinaden gerekse kurumların kendi alanlarında yaptıkları denetimlerde, yabancı uyruklu çalıştırmaya yönelik aykırılıkları bildirmelerine ilişkin idari para cezası Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerince uygulanır.
Ayrıca Kabahatler Kanunun 23. maddesi ve Cumhuriyet Savcıları ile anılan yasanın 24. maddesi uyarınca mahkemeler tarafından da idari para cezası verilebilir.

Bakanlık çalışma izninin uzatılması isteminde işveren ve yabancının Sosyal Güvenlik Kanuna ilişkin yükümlülüklerini kontrol amacıyla çalışma izin tarihleri arasındaki sigortalılık durumunu irdelemekte, ücretsiz izin veya askı nedeniyle sigortalılık tahakkukunu göremediğinden çalışma iznini yenilememe gerekçesi olarak görmektedir.

YÇİHKUY’nin 25. maddesi süreli çalışma iznini belirli bir işyeri veya işletmede ve bilirli bir meslekte çalışmak için verildiğini aynı düzenlemenin 26. maddesi de çalışma izninin coğrafi sınırını çizmiş olup, çalışma izni belgesinde yazılı işyeri ve adres için geçerli olduğunu belirtmiştir.
Açıklanan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere aynı işverenin başka işyerlerinde çalıştırmak mümkün değildir. Yasal düzenlemelerde işletme kavramından da bahsedilmiştir. Bu kavramdan yola çıkarak çalışma izninin başvurusu esnasında aynı işverenliğin başka adreslerde işyerleri var ise yabancınında farklı adreslerde izin verilen mesleği ile ilgili çalıştırılmak isteniyor ise bu hususlar belirtilerek izin işletme kavramı çerçevesinde alınabilir. Bakanlıkça işverenliğin diğer şubelerde çalışmasına izin verilebilir.
Çalışma izni alındıktan sonra bir değişiklik var ise bu durum da Bakanlığa bildirilir uygun görülmesi halinde çalışma izninde gerekli değişiklik yapılarak durum ilgili mercilere bildirilir. Örnek: A adresi için alınmış bir çalışma izni mevcut aynı işverenin sonradan başka bir şube açması veya daha önce var olan şubesinde yabancıyı çalıştırma isteği gündeme gelmiş ise bu durum bakanlığa bildirilir bakanlık uygun görürse çalışma izninde değişiklik yaparak ilgili bildirimlere gerekli bildirimleri yapar.

4817 sayılı kanunun 17. maddesine göre; Bakanlıkça çalışma izninin verilmemesi ya da uzatılmaması, çalışma izninin iptal edilmesi, çalışma izninin geçerliğini yitirmesine ilişkin kararların 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edildikten sonra 30 gün içerisinde itiraz edilebilir. İtirazın Bakanlıkça reddedilmesi durumunda İDARİ YARGI yoluna başvurulabilineceğini belirtmiştir.

5326 Sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17. Maddesi gereğince; idari para cezasını kanun yoluna başvurmadan önce peşin ödemede bulunması durumunda ¾’ünün tahsil edileceğini belirtmiştir. Bir başka anlatımla idari para cezasına itirazda bulunmadan önce peşin ödenmesi halinde ödenecek tutar %25 daha az olacağından ciddi bir avantaj sağlamaktadır. Ayrıca peşin ödeme dışında 4 taksit halinde ödeme seçeneği de bulunmaktadır. Taksitlendirmede indirim hali uygulanmamaktadır.
Peşin veya taksitlendirerek ödeme halinde cezaya itiraz hakkı yine saklıdır. Kabahatler Kanunu’nun 17. Maddesi kanun yoluna başvurmayı etkilemeyeceğini açık bir şekilde hüküm altına almıştır. Yani peşin ödeyerek %25 indirimden faydalanıp konuyu yargıya taşıyıp cezanın ortadan kalkması durumunda da ödenen tutarın geri alınmasını sağlamak mümkündür.

YÇİHKUY’nin 55. maddesinin (ğ) bendinde, “Kapsamı ve süresi konusunda Bakanlık, İçişleri ve Dış işleri Bakanlığı ile Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı’nın mutabakata vardığı uluslararası stajyer öğrenci programları çerçevesinde staj görecek yabancıların” çalışma izninden muaf oldukları belirtilmiştir.
Son düzenlemenin esaslı değişikliklerinden birisi de stajyer öğrencilerin durumudur. Yeni düzenleme ile “Kapsamı ve süresi konusunda Bakanlık, İçişleri ve Dış işleri Bakanlığı ile Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığının mutabakata vardığı uluslararası stajyer öğrenci programları çerçevesinde staj görecek yabancıların” olarak düzenleme yapılmıştır. 4’lü bir mutabakatın varlığı olayın ciddiliği, gerekliliği ve kötüye kullanımını önleme açısından oldukça olumlu olmuştur.
Yeni düzenlemenin en önemli noktası ise çalışma izninden muaf olanların Sosyal Güvenlik ile ilgili hususları yerine getirmesinin zorunlu hale gelmesi olmuştur. Bu düzenleme ile çalışma izninden muaf olan bir şahsın sigortalı olması işverenleri ucuz işçilikten dolayı bir tercihi varsa kısmen engellemiş ve sigorta kurumuna ciddi bir prim kazancı sağlamış olacaktır.

“1) Türkiye’de öğrenim gören ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri, çalışma izni almak kaydıyla çalışabilirler. Ancak, ön lisans ve lisans öğrencileri için çalışma hakkı, ilk yıldan sonra başlar ve haftada yirmi dört saatten fazla olamaz.
2) Ön lisans ve lisans öğrencilerinin çalışma hakkına ilişkin usul ve cezalar, Göç Politikaları Kurulunca belirlenecek esaslar çerçevesinde Bakanlık ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından müştereken düzenlenir” şeklindedir.

Buna göre; yüksek lisans ve doktora eğitimlerine devam eden yabancı öğrencilere, bir süre kısıtlaması getirilmeden, çalışma izni alarak çalışabilme imkanı tanınmıştır. Diğer taraftan, ön lisans ve lisans eğitimlerine devam eden yabancı öğrencilere ise, çalışma hakkı ilk yıldan sonra ve haftada yirmi dört saatten fazla olmamak koşuluyla verilmesi düşünülmektedir.

İkamet izinleri, kişilerin kimliğine bağlıdır, şahsi pasaportlarına bağlı değildir. Bu nedenle pasaport numarası değişse bile; oturma izninizi güncellemeye ihtiyacınız yoktur .Ancak, pasaportunuzdaki isim değişirse, ikamet izninizin de güncellenmesi gerekmektedir.

Evet, tabii ki. Türkiye’de Kısa Dönem ikamet izni 12 aya kadar verilebilmektedir.
Not : İkamet izni standartlarıyla uyumlu bir sağlık sigortası satın alınması gerekmektedir. Bu kriter 1 yıllık ikamet izni başvurularında zorunludur.

  • Geçerli bir sağlık sigortası (65 yaş üstü ve 18 yaş altı muaftır)
  • Karşılıklı sosyal güvenlik anlaşmaları kapsamında Türkiye’deki sağlık hizmetlerinden faydalanılmasına olanak veren belge.
  • Yetkilendirme sertifikası Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan alınır.
  • Genel sağlık sigortası için Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılan başvurunun kanıtı.
  • Özel Sağlık Sigortası

İkamet İzni harç ücretleri Türkiye’deki kamu bankalarına ödenebilmektedir.

  • TC Ziraat Bankası
  • Halk Bankası
  • Vakıflar Bankası

Ayrıca, harç ücretlerini vergi dairelerine ödeyebilir ve ilgili makbuzu temin edebilirsiniz.

  • Daimi ikamet izni için başvurmak isteyen kişilerin tam kapsamlı bir sağlık sigortası sahibi olmaları gerekmektedir.
  • Sağlık sigortanız Türkiye’de faaliyet göstermeli ve poliçeniz ayakta ve yatarak tedavi süreçlerini kapsamalıdır.
  • SGK ve Özel sağlık sigortası kabul edilmektedir.

4817 sayılı yasanın 8. maddesi istisnalar sayılmış olup istisnalardan birinin;

“Yabancı devletlerin Türkiye’deki büyük elçilikleri ile konsolosluklarında ve uluslararası kuruluşların temsilciliklerinde görevli diplomat, idari ve teknik personelin hizmetinde çalışanlar ile karşılılık ilkesi çerçevesinde olamak ve görev süresiyle sınırlı kalmak üzere Türkiye’de bulunan büyük elçilikler, konsolosluklar ve uluslararası kuruluşların temsilciliklerinde görevlendirilen diplomatların ve idari ve teknik personelin eş ve çocukları olarak belirtilmiş ve bu kanunda öngörülen sürelere tabi olmaksızın çalışma izni verilebilir.” Şeklinde hüküm bulunmaktadır. Bu düzenlemeden çalışma izni almaları gerektiği ancak kanundaki öngörülen sürelere tabi olmayacağını yorumuna ulaşılmaktadır.

Oysa, konsolosluk ilişkileri hakkında Viyana Sözleşmesi’nin 47.maddesi çalışma müsaadesi bağışıklığını belirtmiştir. Uluslararası bir sözleşme olması nedeniyle hukuki düzenleme bakımından üst norm olduğundan anılan sözleşmedeki hükümlerle çelişen bir durumun varlığında sözleşme hükümlerinin geçerli olacağı şeklinde değerlendirme yapmak gerekmektedir.

  • Bilindiği üzere doktrinde ve yargı kararlarında “T.C Anayasasının 90.maddesi uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş anlaşmalar kanun hükmündedir. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletler arası anlaşmalarla, kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi durumunda çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletler arası anlaşma hükümleri esas alınır kuralı kabul görmektedir.
  • Anılan sözleşmenin 47. maddesi ;
  • “ 1. Konsolosluk mensupları, gönderen devlete gördükleri hizmetlerle ilgili olarak, kabul eden devletin yabancı emek gücü istihdamında çalışma müsaadesine ilişkin kanun ve düzenlemelerin koyduğu yükümlülüklerden muaftırlar.
  • 2. Konsolosluk memurlarının ve konsolosluk hizmetlilerinin yanında çalışan özel personel mensupları kabul eden devlete kazanç getiren bir başka işte çalışmadıkları taktirde bu maddenin 1. fıkrasında istihdaf olunan yükümlülüklerden muaftırlar” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
  • Buna göre konsolosluk çalışanları izninden muaftır. Hatta konsolosluk memurları ve hizmetlerinin yanında çalışan özel personeller de muaftır. Özel personel” deyiminden, münhasıran konsolosluk mensuplarından birinin özel hizmetinde istihdam edilen kişi anlaşılmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken husus özel hizmetlerde çalışanların başka bir yerde çalışmaması sadece konsolosluk mensup veya hizmetlerinin yanında çalışma durumunda olmalıdır.
    Örnek 1: Konsolosluk memurlarının ev hizmetlerinde çalışan yabancıda çalışma izninden muaftır.
    Örnek 2: Konsoloslukta güvenlik görevlisi olarak çalışanın evinde özel hizmetlerinde çalıştırdığı yabancı uyruklunun başka yerde çalışmaması şartı ile çalışma ihtiyaç duyulmaktadır.
  • Fahri konsoloslarla ilgili olarak ise; Viyana Sözleşmesi’nin 65. maddesinde oturma izinleri ile ilgili olarak “Fahri konsolosluk memurları, kabul eden devlette kendi çıkarları için mesleki veya ticari bir faaliyette bulunanlar hariç olmak üzere, yabancıların kaydı ve oturma müsaadesi konusunda bu Devlet’in kanun ve düzenlemelerinde ön görülen tüm yükümlülüklerden muaftırlar.” Şeklinde düzenlemeye yer verilmiş fakat çalışma izinleri ile ilgili bir muafiyetten bahsetmemiş, hatta anılan sözleşmenin 58.maddesi fahri konsolosların kolaylıklar, ayrıcalıklar ve bağışıklıklarla ilgili genel hükümleri saymış burada da çalışma izinleri ile ilgili bir muafiyetten bahsetmemiştir. Dolayısıyla fahri konsolosluklarda çalışanların çalışma izni almaları gerekmektedir.
  • Konsolosluklarda çalışanların sosyal güvenlikleri ile ilgili olarak ise; Viyana sözleşmesinin 48. maddesinde yer verilmiş olup;
  • “1. Bu maddenin 3. fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, gönderen devlette gördükleri hizmetler konusunda konsolosluk mensupları ve onlarla birlikte yaşayan aile efradı, kabul eden devlette yürürlükte bulunan sosyal sigorta hükümlerinden muaftırlar.
  •  2. Bu maddenin 1. fıkrasında öngörülen bağışıklık, konsolosluk mensuplarının özel hizmetinde bulunan özel personel mensuplarına da keza aşağıdaki şartlarla uygulanır:
  •  Kabul eden devlet vatandaşı olmamaları ve kabul eden devlette devamlı ikametgahları bulunmaması ve gönderen devlette veya üçüncü bir devlette yürürlükte olan sosyal sigorta hükümlerine tabi olmaları.
  • 3. Hizmetlerinde bu maddenin 2.fıkrasında öngörülen bağışıklığın uygulanmadığı kişiler bulunan konsolosluk mensupları, kabul eden devletin sosyal sigorta mevzuatının işverene yüklediği yükümlülüklere uymalıdırlar.
  • 4. Bu maddenin 1. ve 2. fıkralarında öngörülen bağışıklık, kabul eden devlet mevzuatının yer vermesi şartıyla bu devletin sosyal sigorta rejimine isteyerek tabi olabilme olanağını ortadan kaldırmaz.” ‘şeklinde düzenleme mevcuttur.