Geleneksel Türk Efsaneleri

Albat Dağı Ejderhası

Eteğinde Ortanca Çeşme’nin bulunduğu Albat Dağı’ndan, bir ejderha çıkmış. Çeşmeye kimsenin yaklaşmasına izin vermeyerek insanları susuz bırakmış.

Halkın çaresizliğini gören şehrin beyi, eline iki tarafı da keskin bir kılıç alarak ejderhayı öldürmeye gitmiş. Şehrin beyi iki eliyle kılıcını kaldırmış ve tam ejderhaya sallayacakken ejderha burnundan alevler saçarak ve derin bir nefes alarak şehrin beyini içine çekip yutmuş.Sonra, şehrin beyi elinde tuttuğu iki tarafı keskin kılıcı ejderhanın içinde çevirmiş ağzından kuyruğuna kadar ikiye bölerek öldürmüş.

Şehrin beyi evine döndüğünde, bahçesindeki havuzuna süt doldurup soyunarak içine girmiş. Havuzdaki süt ejderhadan bulaşan zehir yüzünden hemencecik kesilip çökelek halini almış.Bey, artık süt kesilmeyinceye kadar süt banyosuna devam etmiş ve böylece ejderhanın ölümcül zehrinden kurtulmuş.

Suzan (Suzi) ve Kırk Azizler Dağı

Diyarbakır’ın güneybatısında Dicle nehrinin kıyısında Kırk Azizler Dağıvardır. Bu dağın arkası Kırk azizlerin hac yeridir. Çocuğu olmayanlar buraya dilek tutmaya gelirler.

Zengin bir Süryani ailesinin hiç çocuğu olmamış. Kadın bir dilek tutmaya gelmiş ve dileğinin gerçekleşmesi halinde bir adakta bulunmaya yemin etmiş. Sonra bir kızdoğurmuş.Adına Suzan (Suzi) konulmuş. Her yıl doğum gününde, annesi onu giydirip süsler ve Kırk Azizler Dağı’na götürerek bir hayvan kurban edermiş.

Suzan çok güzel bir kız olarak büyümüş. Müslüman komşularının oğlu Adil ile birbirlerine âşık olmuşlar. Başka bir doğum gününde, annesi bir hayvanı kurban etmek için Suzan’ı hizmetkârlarıyla birlikte Kırk Azizler Dağı’na göndermiş. Adil onları gizlice arkalarından takip etmiş. Hizmetçilerin kurban kesme heyecanı sırasında bu durumdan yararlanarak Suzi ve Adil dağın arkasından dolaşarakbuluşmuşlar. Kırk Azizler bu davranışından dolayı Suzi’yi affetmemiş ve onu lanetlemiş. Suzi, On Göz Köprüsü’nden Dicle Nehri’ne düşmüş ve orada boğularak can vermiş. Suzi’nin ölümünden sonra Adil de aklını kaybetmiş.

Bu efsane üzerine daha sonra bir türkü söylenmiş.

Suzan – Suzi Türküsü

Kırklar Dağı’nın yüzü

Karanlık sardı düzü

Ben öleydim

Suzan-Suzi Ziyaret çarptı bizi

Köprü altı kapkara

Anne gel beni ara

Saçlarım kumlara batmış

Tarak getir de tara

Köprünün orta gözü

Sular apardı düzü

Ben öleydim

Suzan-Suzi Dicle ayırdı bizi

Bir cevap yazın