Günlük Hayatta Sık Sık Karışılacağınız Türk Kültürüne Özgü Gelenekler

Kadim Türk kültürü zaman içerisinde birçok değişime uğramıştır. Anadolu’nun belli bölgelerinde asırlardır devam eden ve hala yaşayan birçok Türk gelenek göreneği bulunmaktadır.

Şehirleşmenin artması ve farklı kültürel yapıların bir arada bulunması birçok farklı, ilginç ve eğlenceli geleneği de gün yüzüne çıkartmıştır. Bir yabancı için oldukça şaşırtıcı gelebilecek ve günlük hayatta sık sık karşılaşılabilecek alışkanlıklar, gelenekler ve adetler şu şekilde karşınıza çıkabilir;

Kötü Enerjiyi Savma Taktikleri

Türk toplumunda nazara çok inanılır. Başka birisinin çekememezliği ve kıskançlığının kişiye zarar vereceği düşünülür. Bu tür kötü düşünceleri ve nazarı kovmak için ise kulak memesi çekilir, sonrasında ise kapı çalıyor gibi tahtaya vurularak kötü düşünceler kovulmuş olur. Bunu bir İngiliz’in anlaması için herhalde akademik bir eğitme tabii tutulması gerekilebilir.

Kötü enerji olan nazarın ve kötü bakışın kendilerini etkilememesi için kulağın çekilip tahtaya vurulmasından başka alışkanlıklar da bulunmaktadır. Bunlardan biri de dili ısırmaktır. Dilin hafifçe ısırılması ve bu sırada poponun da kimseye belli etmeden hafifçe kaşınması tüm kötü enerjiyi yok edecek savunma taktikleri olarak Türk insanı tarafından kullanılır.

Türk Misafirperverliği

Türk kültüründe eve gelen misafir en iyi şekilde ağırlanır ve hizmette asla kusur edilmez. Bu yüzden de misafirlik süresi boyunca hep misafirin peşinde dolaşılır ve sürekli, daha fazla oturması, yemek yemesi, hatta yatıya kalması için baskı yapılır.

-‘’Biz size gelince bu kadar erken mi kalkıyoruz’’

-‘’ Durun canım daha çok erken, gidersiniz, aceleniz ne?’’

-‘’Ateş almayı mı geldiniz!” gibi cümleler Türk misafirliklerinde en çok karşılaşılan cümlelerin başında gelmektedir.

Türk aile yapısındaki misafirliklerde gerçekleşecek muhtemel diyaloglar şu şekilde olacaktır;

  • Ellerinize sağlık, her şey çok güzel olmuştu.
  • Şundan da yemeden bırakmam…
  • Çok doydum ama…
  • Olsun bunun tadına kesin bakmalısın…

Misafirin doymuş olduğunu söylemesi ve buna rağmen ev sahibinin sürekli yemesi yönünde ısrarcı olması en çok karşılaşılan durumlardandır.

Diğer bir ısrar durumu ise misafirliğin sonlandırılmak istenmesi halinde ortaya çıkar. Bu da şu şekilde cereyan eder;

  • Eh, biz artık kalkalım…
  • E, olur mu canım, oturuyoruz daha… Ne kalkması…
  • Olsun olsun, biz kalkalım?
  • Hayatta bırakmam, oturun be… Kırk yılın başında görüşüyoruz. Daha çay koydum, tatlı da getireceğim. Nereye kalkıyorsunuz?

Yeşil Işık Klaksonu

Türkiye trafiği biraz meşakkatli ve zorlayıcıdır. Özellikle büyük şehirlerdeki trafik yoğunluğu çok fazladır ve insanlar bir yerden bir yere gitmek için adeta birbirleriyle yarışırlar. Trafikte artık bir gelenek halini alan ve sadece Türk insanına özgü olan yeşil ışık yanınca klakson çalma geleneği gün geçtikçe daha fazla yayılıyor.

Ehliyetini yeni almış gençlerden 30 yıldır araç kullanan kişilere kadar herkeste yeşil ışık yanınca klakson çalma alışkanlığı vardır. Kırmızı ışık söndüğü ve yeşil ışığın yandığı anda arkadaki araçtan kısacık bir korna sesi ile uyarı gelir. Eğer ki bu uyarıdan sonra en öndeki araç hala hareket etmiyorsa, asıl kıyamet ondan sonra kopar… Klakson çalmalar artar ve insanın eli ayağı birbirine dolaşır.

Yarım Ekmek Döner İle Ayranın Eşit Sürede Bitirilmesi

Dünyaya Türkiye’den yayılan döner ekmek ve ayran menüsü oldukça lezzetli ve doyurucu bir tattır. Döner ekmek yiyen bir kişi eğer ki döneriyle ayranını aynı sürede bitiriyorsa bu kişinin Türk olduğundan emin olabilirsiniz.

İçgüdüsel bir alışkanlık olan döner ekmek ve küçük boy ayranın aynı anda bitirilmesi alışkanlığı yabancıların Türkiye’de sık sık göreceği ve hiçbir anlam veremeyeceği alışkanlıklardan biri olabilir.

1 Yorum

  • Çok eğlenceli bir yazı olmuş gerçekten okurken eğlendim. Ama bu anlatılanların bir çoğu eski güzel insanlarla birlikte mazi oldu gibi geliyor bana.

Bir cevap yazın