Makroekonomik Verilerle Türkiye’de Yatırım Nasıl Yapılır?

Türkiye uzun yıllardır özellikle yabancı yatırımcıların uğrak ülkelerinden biri olmuştur. Son yıllarda yabancı yatırımcılar için çıkarılan kanunlar, sağlanan teşvikler ve özendirme politikaları ile beraber Türkiye’ye yapılan doğrudan yatırımların sayısı bir hayli artış göstermiştir. Yabancı yatırımcıların bir ülkeye yatırım yapma kararı alırken ilk olarak göz önüne aldıkları unsur ise ülke ekonomisinin gidişatı olmaktadır. Ülke ekonomisi dengeli olduğu sürece, yabancı yatırımcıların ülkeye yapma istekleri artmakta ve artan yatırımlar sayesinde ekonomi güçlenerek Türk lirası değer kazanmaktadır. Burada çift taraflı bir kazançtan bahsetmek mümkün olmaktadır. Yabancı yatırımcılar istikrarlı bir ekonomiye sahip ülkeye yatırım yaparak yatırımlarının geri dönüşünü garanti altına alırlarken, ülke ekonomisi de yabancı yatırımların ülkeye çekilmesiyle daha parlak bir görünüm elde etmektedir. Yazımızın devamında, makroekonomik etkenler ve makro veriler ışığında yatırımlar hakkında bilgileri bulabilirsiniz.

Makroekonomi Nedir?                                        

Makroekonomi, ekonomi biliminin, toplam tüketim, toplam üretim, toplam tasarruf, toplam yatırım, toplam gelir (milli gelir) ve istihdam gibi toplam büyüklüklerini inceleyen ve bunlar ile ilgili çözümleme ve çıkarımlar yapan alt dalıdır. Mikroekonomiden farklı olarak, ekonomiyi bir bütün olarak ele alarak, makro denge çözümlemeleri üzerinde çalışır. İşsizlik, enflasyon, toplam üretim ve tüketim, gelir dağılımı makroekonominin ana konuları olarak sayılmaktadır.

Makroekonomik Göstergeler Nelerdir?

Başarılı bir yatırımcı olmak için makroekonomik verileri ve göstergelerin doğru bir şekilde anlaşılması ve yorumlanması gerekmektedir. Yabancı yatırımcılar Türkiye’ye yatırım yaparken makroekonomik verilerden yararlanmaktadır. Bir ülkenin ekonomik dengelerini etkileyen başlıca makroekonomik etkenler ise aşağıda başlıklar halinde verilmiştir.

GSMH (Gayri Safi Millî Hâsıla) Verileri

GSMH, bir ülke ekonomisini, malların ve servislerin bahsi geçen yıl içerisindeki değerlerini ve pazardaki yerini gösteren en önemli gösterge olarak öne çıkmaktadır. Genel olarak takribi bir gösterge olarak adlandırılmaktadır. Bu yüzden birçok yabancı yatırımcı GSMH’nin açıklanmasından önceki aylara denk gelen süreçteki raporlara göre hareket ederek yatırımlarını GSMH verilerine göre planlamaktadır.Bu raporlar yapılacak olan yatırımlarda oldukça etkili olarak, olumlu veya olumsuz piyasa dalgalanmalarına yol açmaktadır.

TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) Verileri

TÜFE rakamları, ülkede meydana gelen enflasyonun belki de en önemli göstergesi olarak kabul edilmektedir.Örnek veya temsili ürünlerin fiyatlarının periyodik olarak istatistiki bir şekilde tahmin edilmesiyle oluşturulmaktadır. TÜFE en temel haliyle ürünlerin ve hizmetlerin fiyatlarındaki artışı ölçmekte ve bunu kategorilere ayırarak sürdürmektedir. TÜFE değerleri beklenenin üzerinde açıklandığında enflasyon baskısı artmış demektir. Bu da bankaların faizlerini yükseltmesine ve yerel para birimi Türk lirasının değerinin artmasına yol açmaktadır. Bu durum yabancı yatırımcıların yatırım kararlarını etkilemektedir.

Perakende Satış Verileri

Her ay yayınlanan perakende satış verileri, özellikle forex yatırımcıları için büyük önem taşımaktadır. Bu veri tüketicilerin harcama gücünü göstermektedir. Rakamlar arttıkça doğal olarak ekonomiden beklenti de artmaktadır. GSMH’nin artışına kadar uzanan pozitif bir bekleyiş süreci başlatmaktadır. Harcama gücünün artış göstermesi yeni yatırımların önünün açılmasında kilit bir etken olarak kabul edilmektedir.

İş Gücü Piyasa Verileri

İş Gücü Piyasa Verileri, finansal piyasalarda büyük önem taşımaktadır.İş gücü piyasa verilenin temelinde işsizlik oranları yer almaktadır. İşsizlik oranı işi bulunmayan fakat arama sürecinde olan kişilerin rakamsal karşılığı olarak tanımlanmaktadır. İşsizlik oranındaki düzenli artış ülke ekonomisinin kötü gidişatına bir işaret olmakta ve piyasaları olumsuz etkilemektedir. Kur sinyallerinde değişikliklere yol açarken,işsizlik arttıkça kur değeri zayıflamaktadır. Bu durum dolayısıyla yabancı yatırımcıların karar alma mekanizmalarında yavaş harekete sebep olmaktadır.

Kur Değişim Oranları Ve Faizlerin Etkisi

Her yabancı yatırımcı yükselen faiz oranlarının yatırımlarını olumlu etkileyecek bir gösterge olduğunu bilmektedir. Uluslararası piyasada dolaşan sermayeler güçlenen para birimine hızla aktarılarak ekonominin değer kazanmasına katkı sağlayabilmektedir. Aynı şekilde düşük faiz oranları da değer kaybetmesini kolaylaştırmaktadır. Kur değişim oranları ve faizlerin etkisi yabancı yatırımcıların dikkatle takip edilmekte ve yatırım yapmak motivasyonlarını olumlu veya olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Türkiye’nin Güncel Makroekonomik Verileri

TÜİK ve TCMB Verilerine göre, GSYH, 2019 yılında bir önceki yıla göre yüzde 14,9 artarak 4 trilyon 280 milyar 381 milyon TL olmuştur.2020 yılı Ocak ayında, TÜFE’de bir önceki aya göre %+1,35 oranında ÜFE’de ise %+1,84 oranında artış gerçekleşmiştir. İşsizlik Oranı Kasım 2019’da %13,3 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Sitemiz içeriklerinden memnun musunuz? Veya bu içerikle ilgili sorularınız mı var? Profilimize bir yorum gönderin. https://g.page/r/CT9i2JXthUlOEAI/review

Bir cevap yazın