Türkiye’de Mutlaka Görmeniz Gereken Müzeler ve Ören Yerleri

Anadolu, Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan, coğrafi konumu nedeniyle tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir bölgedir. Hititler, Urartular, Frigler, Persler, Roma ve Bizans İmparatorluğu, Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu bu bölgede yaşamış köklü medeniyetlerden bazılarıdır. Bu nedenle bugün Türkiye’de bu medeniyetlerden kalma pek çok ören yeri bulunur. Bu uygarlıklardan kalma tarihi eserlerin ve mimari yapıların sergilendiği pek çok müze de Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde faaliyet göstermektedir.

Şimdi gelin Anadolu’da, yani Türkiye’de bulunan bazı müze ve ören yerlerine bakalım. Bu yazıda sadece öne çıkan birkaç yeri inceleyeceğiz, çünkü hepsine değinmek istesek bu yazının sonu gelmeyebilir…

Efes Antik Kenti – İzmir

Günümüzde İzmir’in Selçuk ilçesinde yer alan Efes Antik Kenti, Antik Yunan döneminde İyonya’nın 12 şehrinden biriydi. Tarihi milattan önce 6. yüzyıla kadar uzanan Efes, 2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edildi.

Efsaneye göre kadın savaşçılar tarafından kurulan Efes, tamamen mermerden yapılmıştır. Dönemin en zengin liman kentlerinden biri olan Efes’te felsefe okulu, kütüphane ve tapınak bulunuyor. Antik kentin 2 giriş kapısı bulunuyor ve üst kapıdan giriş yapıldığında ziyaretçileri 1500 kişilik bir tiyatro karşılıyor. Buna ek olarak bir de 24000 kişi kapasitesine sahip büyük bir tiyatro, Meryem Ana Kilisesi ve Celsus Kütüphanesi de Efes Antik Kenti’nin mutlaka görülmesi gereken yerleri.

Zeugma Mozaik Müzesi – Gaziantep

Sanat tarihçileri ve arkeologlar için bulunmaz bir nimet olan Zeugm Mozaik Müzesi dünyanın pek çok bölgesinden turistlerin ilgisini çekiyor. Geç Antik Dönem kiliseleri, Erken Süryani, Roma ve Hıristiyan ikonografisine ait yüzlerce eserin yer aldığı müze, 2500 metrekarelik mozaik, 140 metrekare duvar resmi, 4 Roma çeşmesi, çok sayıda lahit ve mimari parçalarla  görenleri büyüleyen bir yer. Tabii dünyaca ünlü “Çingene Kızı” adlı mozaik de müzenin en nadide parçası desek abartmış olmayız.

Sümela Manastırı – Trabzon

Türkiye’nin Doğu Karadeniz bölgesinde bulunan Sümela Manastırı (Meryem Ana Manastırı), sarp kayalıklar üzerine kurulmuş nefes kesen bir yapı. Roma döneminde inşa edilen ve 19. yüzyıla kadar insanların yaşadığı bu manastır, Karadeniz gezisi yapıldığı takdirde mutlaka görülmesi gereken görkemli bir yapı.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi – Ankara

1997 yılında Avrupa’da “Yılın Müzesi” seçilen Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Anadolu’da yaşamış uygarlıklara dair inanılmaz bir koleksiyona sahip. O nedenle burası için Türkiye’nin en önemli müzelerinden biri diyebiliriz. Paleolitik dönemden başlayarak tüm tarih öncesi dönemlere; Asur, Hitit, Frig, Urartu krallıklarına ait tarihi eserlerin bulunduğu müzeye en az 2 gününüzü ayırmanızı tavsiye ederiz.

Türkiye’nin başkenti olan Ankara’da bu müzenin haricinde Gordion Müzesi, Roma Hamamı, Augustus Tapınağı, Ankara Kalesi gibi görülmeyi hak eden daha pek çok tarihi yapı bulunuyor.

Myra (Demre) –  Antalya

Türkiye’de deniz, kum ve güneş denince akla ilk gelen şehirlerden biri olan Antalya’da yer alan Demre, sınırları dahilinde bulunan Noel Baba Kilisesi, Demre Antik Kenti, Simena Antik Kenti ile tarih severleri de kendine çekebilecek özel bir yer.

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi – Muğla

Antik dönemlerin önemli şehirlerinden biri olan Karia üzerine kurulmuş ve pek çok kıymetli tarihi esere ev sahipliği yapan Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, dünyanın sayılı sualtı müzelerindendir. Sualtında bulunan tarihi eserlerin sergilendiği müzede Bodrum Kalesi içinde yer alır. Ayrıca dünyanın en büyük İslam Cam Koleksiyonu da yine burada sergilemektedir.

İstanbul Arkeoloji Müzesi – İstanbul

19. yüzyılın sonlarında “Kaplumbağa Terbiyecisi” eseriyle tanınan ressam ve müzeci Osman Hamdi Bey tarafından kurulan müze, İstanbul’un ilk yerleşim yeri olan “Tarihi Yarımada” üzerinde bulunuyor. Paleolitik, Neolitik, Kalkolitik dönemler; tüm Bronz Çağ dönemi, Helen dönemi, Roma ve Bizans dönemleri de dahil olmak üzere devasa bir koleksiyona sahip olan müzede Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalma birçok eser de bulunuyor.

Bir cevap yazın