Türkiye’de Yabancılar Nasıl Çatı GES Yatırımı Yapabilir?

Türkiye, artan nüfus ve sanayileşmeye bağlı olarak her yıl giderek yükselen elektrik enerjisi talebini karşılayabilmek adına enerji yatırımlarına büyük önem veriyor. Son yıllarda geleneksel enerji üretim yöntemlerinin yanı sıra yerli ve yenilenebilir kaynaklardan enerji üretimine de büyük öncelik veriliyor. Bu bağlamda hem kamu hem de özel sektör tarafından yeni enerji yatırım projelerinin açıklanmasına ve tesis edilmesine hız kesmeden devam ediliyor. Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından hidroelektrik, rüzgâr ve güneş enerjisinden elektrik üretim santrallerinin toplam kurulu güç içindeki payı her geçen gün artıyor. Türkiye’de yenilenebilir kaynaklar özelinde en fazla sayıda ve kurulu güç bazında en büyük kapasiteye sahip hidroelektrik santraller ilk sırayı alırken, ardından rüzgâr enerji santralleri ve son yıllardaki büyük atılımla birlikte güneş enerjisinden elektrik üretim santralleri geliyor.

Güneş Enerjisinin Önemi

Güneş enerjisinden yararlanma potansiyeli bakımından Türkiye, bu sistemlerden bugüne kadar en çok yararlanan Avrupa ülkelerinden daha yüksek ışınım değerlerine sahiptir. Bu da demek oluyor ki Türkiye’nin, güneş enerjisinden elektrik üretim santralleri sayesinde toplam enerji tüketiminin büyük bir bölümünü çevreci ve rekabetçi bir şekilde sağlayabilme şansı vardır. Bu amaçla 02.10.2013 tarihli resmi gazetede yayınlanan “Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik” kapsamında Türkiye’de güneş enerjisinden yararlanan elektrik üretim santrallerinin kurulumuna yönelik hususlar belirtilerek sektörün temelleri atılmıştır. İlk yıllarda güneş enerjisi santralleri bileşenlerinin maliyetlerinin bir hayli yüksek olması ve yerli ikamesi olmadığından ithal ürünler kullanılmak zorunda kalınması sebebiyle beklenen seviyede yatırım gerçekleşmemiş olsa da Türkiye’de güneş enerjisinden elektrik üretimine büyük bir ilgi sağlanmıştır. Güneş enerjisinden elektrik üretim santrali kurabilmek için yönetmeliğin belirttiği şartları yerine getiren araziye veya çatı üzeri alanlara sahip olan yatırımcılar vakit kaybetmeden ilgili dağıtım şirketlerine başvurarak Güneş Enerjisi Santrali (GES) izin süreçlerini başlatmışlardır.

Yukarıda bahsi geçtiği üzere, güneş enerjisinden elektrik üretim santralleri temel olarak iki tip halinde tesis edilmektedir. Bunlardan bir tanesi, arazi tipi GES kurulumlarını içerirken diğeri ise özellikle büyük ve orta ölçekli sanayi tesislerinin atıl durumdaki çatı üzeri GES kurulum alanlarını kapsamaktadır. Her iki GES tipinde de gerekli izinlerin ve yasal süreçlerin tamamlanması ile sistemin elektrik şebekesine bağlanması ve elektrik üretiminin başlamasına kadar uzayan mühendislik, projelendirme, tedarik ve kurulum süreçleri yürütülmektedir.

Yönetmelik Uygun

Türkiye’de bugüne kadar kurulumu gerçekleştirilmiş olan güneş enerjisi santrallerinin büyük bir bölümünü arazi tipi güneş enerji santralleri oluşturmaktadır. Bunun nedeni ise lisanssız elektrik üretimi ile ilgili yönetmeliğin yayınlandığı ilk yıllarda çatı üzerinde kurulacak güneş enerji santrallerine ilişkin mevzuatın yeterli olmaması ve beraberinde birtakım zorlukları da barındırması olarak görülmektedir. Ayrıca, Türkiye’de kullanılan elektrik enerjisi birim fiyatlarının düşük olması nedeniyle yapılacak olan çatı üzeri GES yatırımlarının yeterince uygulanabilir olmaması durumun finansal boyutunu ortaya koymaktadır. Günümüzde gelinen son durumda ise gerek ilgili yönetmeliklerde yapılan düzenlemeler gerekse izin süreçlerini kolaylaştırıcı ve tabana yayıcı değişiklikler yardımıyla güneş enerjisi yatırımları daha çok çatı üzeri GES tipinde yoğunlaşmaya başlamıştır. Çatı üzeri GES kurulumlarında sistemin ana bileşenlerinden olan fotovoltaik güneş paneli ve inverter gibi ekipmanlara ait maliyetlerin teknolojinin ilerlemesiyle birlikte giderek azalması, son yıllarda gelen zamlarla birlikte yüksek enerji tüketimine sahip sanayi tesislerinin ağır elektrik faturaları ile karşılaşması ve ihracata yönelik üretim yapan tesislerin artan döviz kurlarının da etkisiyle yapacakları çatı üzeri güneş enerjisi santrali yatırımlarını 5 ya da 6 yıl gibi çok kısa sürelerde amorti edebilecek olmaları çatı GES yatırımlarını oldukça artırmıştır. GES sektöründe yer alan uygulayıcı firmaların birçoğu 2020 yılı itibarıyla pazar hedeflerini bu doğrultuda belirlemiştir.

Türkiye’de sanayi ölçeğinde bulunan yaklaşık 400 milyon metrekare büyüklüğünde çatı üzeri GES kurulum alanı potansiyeli olduğu tahmin edilmektedir. Bu rakam, şu an hâlihazırda işletmede olan GES kurulu gücünün yaklaşık 50 katı büyüklüğünde bir potansiyelin varlığına işaret etmektedir. Bu yüksek potansiyelden kazanım elde edebilmek amacıyla kamu, yerli ve yabancı yatırımcıları çatı üzeri güneş enerjisi santrali yatırımı yapmak için teşvik etmektedir. Yabancı yatırımcılar da Türk vatandaşları gibi gerçek veya tüzel kişilikleri vasıtasıyla yasal süreçleri yerine getirerek çatı GES yatırımı yapabilmektedir.

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
1 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Muhammed
Muhammed
2 ay önce

Merhaba. Teşvikler hakkında detaylı bilgilere nereden ulaşabilirim? Ayrıca yerli yatırımcıya göre yabancı yatırımcılara daha güzel teşvikler veriliyor mu enerji sektöründe? Örnek olarak devlet alım garantisi veriyor olsa da bir yabancı yatırımcı 3 milyon dolar ile yatırım yapmak istese ayrıca krediler kullansa 1 sene sonra dolar 8 liradan 10 liraya çıksa bu durumda bile karlı olur mu?

1
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x