Yabancıların Sağlık Sektörlerinde En Sık Karşılaştığı Sorunlar

Dünyanın hiçbir yerinde yaşanmayacak komiklikler, tuhaflıklar ve trajikomik olaylar sadece Türkiye’de yaşanabilir. Sonradan hatırlandığında yüzde tebessüm oluşturacak ve keyifli anılar kısmına eklenecek hastane sorunlarına hazır mısınız?

Sağlık Güvencesinin Olmaması En Büyük Sorundur

Sağlık primlerinin ödenmemesi veya sosyal güvencesinin bulunmaması durumu sağlık sektöründe karşılaşılabilecek ilk problemdir. Eğer tercih edilen hastanenin giderlerini sigorta poliçesi karşılamıyorsa bu aşamada sağlık hizmetleri gerçekleşemeyecek ve hastalar büyük bir sorunla karşılaşacaktır.

Bu sorun sadece yabancılar için değil Türkiye vatandaşları için de geçerli bir durumdur. Sağlık güvencesi olmayan kişiler acil durumlar dışında hastanelerde gerekli tedavileri olmazlar.

Randevu Önemli Değildir Önemli Olan Sıranın Kimde Olduğudur

Hem Türkiye vatandaşları hem de yabancı vatandaşların devlet hastanelerinde veya özel hastanelerde karşılaşacağı ilk sorun sıra bekleme sorunudur. İnternet üzerinden veya uygulamalardan randevu sırası alınmış olsa da, doktor kapısının üst kısmında hasta ismi yazsa da doktor kapısı önünde zaman zaman büyük bir sıra hiyerarşisi ile karşılaşılabilir. Bu sıra kesinlikle bozulmaz ve sıranın kontrolü o an sırada bekleyen en yaşlı, en çok hastalık sahibi ve en deneyimli kişidedir.

İlaç Mümessilleri Sorunu Oldukça Can Sıkıcıdır

Hasta ve yorgun halinizle doktor kontrolüne girebilmek için onca süre beklediniz ve nihayet sıra size geldi. Tam içeri gireceksiniz ki sizden sıranızı isteyen ve kısacık bir görüşme için doktorun kendisini beklediğini söyleyen ilaç mümessilleri ile karşılaşabilirsiniz.

İyi giyimli, şık ve özgüveni yüksek bu kişilere olmaz demek bazen çok zor olabiliyor. Siz lafı ağzınızda gevelerken o çoktan doktorun odasına girmiş, ilaç tanıtmaya başlamış oluyor. Böyle bir durumda kaldığınızda kendinizden emin olun ve sıra hiyerarşisinin bozulmaması için elinizden geleni yapın. Yoksa daha çok sırada beklemek zorunda kalırsınız.

Hastanelerde Görünce Kaçılması Gereken Tek Kişi: Refakatçiler

Yatan hastaların yanlarında, yakın akrabalarından bir kişi bulunur ve bu kişiye refakatçiler denir. Kendi işini göremeyecek hastaya yardım etmesi, hastanın ihtiyaçlarını karşılaması, olağanüstü bir halde doktora haber verilmesi, hastanede evrak işlerinin halledilmesi gibi işler refakatçinin asli işleridir. Ancak gün boyu hastanın yanında kalan ve bir süre sonra tüm hastaneyi tanıyan, ahbap olan refakatçiler bir süre sonra yeni insanlarla tanışmak isterler. Bunun için de muayene olmaya gelmiş ayakta tedavi görecek hastaların olduğu bölümlere geçerler.

Bu kişilerin ilk cümlesi genellikle ‘’Hayırdır, neyin var? Geçmiş olsun’’ tarzında başlar, memleket neresi hemşerim diye devam eder ve en son Türkiye’nin sağlık sistemindeki sorunlarıyla son bulabilir. Bu süre zarfında konuşulacak konuların hiçbir sınırı bulunmadığı gibi anlamı da bulunmayabilir. Konuşma sonrasında ‘’Nen ne konuştum acaba?’’ diye düşünülebilir.

Kaygan Zemin Tabelasını Asla Göremezsiniz

Türkiye’de tüm hastanelerde temizlik en üst seviyededir. Onlarca personel mesai süreleri boyunca hastanenin kullanım alanı olan her yeri temizler ve hijyenik hale getirir. Ancak hastane koridorlarında veya girişlerinde asla ‘’kaygan zemin’’ işareti, belirtisi, tabelası göremezsiniz. Bu gibi alanlarda dikkatli olmak ve adımları sağlam şekilde atmak gerekir.

Bu alanlara acaba neden uyarı levhaları koyulmuyor. ‘’Nasıl olsa hastanedesin, düşsen de bir şey olmaz, hemen tedavi edilirsin diye mi? Yoksa düşsün de ortopedi bölümüne iş çıksın’’ diye mi? Düşündürücü bir konu…

Hastane Yorgunluğu

Türkiye vatandaşları biraz daha deneyimli olmakla birlikte herkes hastane temposunda yorulur ve azıcık olan hastalık etkileri bu yorgunluk sonrasında daha da artabilir. Küçük çocukların ağlama sesleri, yaşlıların inlemeleri, kıvranan hastalar, meraklı bekleyişler ve birçok dışsal etki evinize gittiğinizde ne kadar yorulduğunuzu anlamanızı sağlayacak.

Bir cevap yazın