Yeni Normal Süreci Ve Covid-19 Sonrasında Türkiye’de Yatırım Fırsatları

Tüm dünya ülkelerinde yaklaşık 7 milyon insanda görülen ve bu vakalardan dört yüz bininin ise hayatını kaybetmelerine sebep olan Korona virüsü salgını nedeniyle 2020 yılının başından bu yana her alanda farklı tedbirler ve kısıtlamalar söz konusu olmakla birlikte, oluşan bu belirsizlik ortamı çeşitli yatırımların ertelenmesine veya iptal edilmesine de neden olmuştur. Bu açıdan bakıldığında, toplum sağlığını korumaya yönelik katı önlemlerin alındığı pandemi süreci boyunca ülke ekonomileri ağır darbeler almıştır. Türkiye, diğer dünya ülkeleri gibi ekonomik birtakım zorluklar yaşadığı bu süreçte çeşitli mali destek paketleri sunarak olabildiğince tüm sektörlerde faaliyet gösteren yerli ve yabancı yatırımcıların yanında olmaya gayret göstermiştir. Bu çabaların bir sonucu olarak Türkiye, mali açıdan daha istikrarlı bir tablo çizerek yeni normal sürecine girilen bu günlerde eskiye daha çabuk dönebilme adına ciddi bir avantaj elde etmeyi başarmıştır.

Bilindiği üzere, Covid-19 virüsüne karşı yürütülen mücadele için uygulanan toplumsal kısıtlamalar yavaş yavaş ve kademeli olarak azaltılmaktadır. Yeni normal süreç, geçtiğimiz aylarda yaşadığımız sıkı önlemler gerektiren karantina günlerinden sonra hayatın eski normaline dönme aşamalarını içermektedir. Yeni normal süreçte beklenen, daha önce alınan sıkı önlemlerin aynı şekilde devam ettirilmesi fakat bireysel açıdan uygulanmasını sağlamak olarak amaçlanmıştır. Maske kullanımına devam edilmesi, sosyal mesafe kurallarına uyulması ve zorunlu olmadıkça toplu alanlarda bulunulmaması gibi kişisel tedbirler uygulanması bireylerin sağlığı açısından oldukça önemlidir.

Covid-19 Sonrasında Türkiye’de Yatırım Fırsatları

Yeni normal sürecine adım atılmasıyla beraber Türkiye’yi bekleyen yeni fırsatlarla birlikte yerli ve yabancı yatırımcıların daha aktif rol alabilecekleri yeni bir döneme girileceği öngörülmektedir. Diğer yandan, son 3 ayda giderek azalan yeni yabancı yatırımların Türkiye’ye tekrar geri dönüşü beklenmektedir. Yerli yatırımcıları korumak amacıyla pandemi sürecinin etkilerini yumuşatmaya yönelik alınan bazı ekonomik kararlarının da yeniden gözden geçirilerek eşit rekabet ortamının sağlanmasıyla yabancı yatırımcıların Türkiye’ye dönüşünün beklenenden daha önce ivme yakalaması tahmin edilmektedir.

Yaşadığımız süreçte başta dünyanın ikinci büyük ekonomisi konumunda yer alan Çin olmak üzere tüm dünya Korona adı verilen bir virüs tehdidi altında hareket etmeye ve birtakım kararlar almaya mecbur kalmıştır. Virüsün yarattığı belirsizlik, küresel ticaret ve tedarik zincirlerinin hızla bozulmasına yol açarken emtia fiyatlarını düşürmüş ve çokuluslu şirketleri eldeki sınırlı verilerle kritik kararlar almaya zorlamıştır. Dolayısıyla yaşanan bu sağlık krizi gerçekte dünya genelindeki tüm ekonomik sistemin zor bir testten geçmesine neden olmuştur.

Tüm dünya Korona virüsün yarattığı yukarıdaki olumsuzlukları ve yatırım ortamına vurduğu ağır darbeyi konuşurken madalyonun diğer yüzünde ise başka bir gerçek yatmaktadır. Bu gerçek ise Covid-19 sonrasında Türkiye’de oluşabilecek yatırım fırsatlarını kapsamaktadır.

Küresel yatırımcıların çoğu Çin’de yürütülen faaliyetlerini kısmen veya tamamen askıya almış ve Asya pazarlarında geri çekilme stratejisi uygulamaya başlamıştır. Tedarik zincirlerinin kaynağı konumundaki Çin’e bağlı olan Amerikalı ve Avrupalı üreticiler de Çin’deki üretimin aksamasıyla büyük bir sıkıntı içine düşmüş ve yeni çareler aramaya koyulmuştur. Bu sebeple önümüzdeki 5 yıl içinde 500 milyar dolarlık, takip eden 5 yıl içinde de en az 500 milyar dolarlık yatırımın, Çin’den diğer ülkelere kayması beklenmektedir. Bu durum Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülke için ciddi anlamda bir fırsat demektir. Aynı zamanda Çin’in üretim kapasitesindeki azalma nedeniyle enerji talebindeki düşüş ve buna bağlı olarak dünya genelindeki petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki düşüş Türkiye’deki üretim maliyetlerinin düşmesini sağlayacaktır. Türkiye’de faaliyet gösteren yatırımcılar açısından petrol fiyatlarındaki düşüş, Türkiye’nin cari işlemler açığını milyar dolar seviyesinde azaltmaktadır. Bu noktada, Türkiye için yeni doğrudan yatırım fırsatlarının ortaya çıktığı açıkça söylenebilmektedir.

Ayrıca Türkiye’den dış pazarlara ihracat yapmak isteyen yatırımcılar için de yeni normal süreçte yeni fırsatlar doğmaktadır. Çin’deki üretim kapasitesinin geçici olarak azaltılması sonucunda artan küresel talep, küresel yatırımcıları Türkiye’ye hem orta hem de uzun vadede yatırım yapmaya davet etmektedir. Yabancı yatırımcıların elektronik, ev eşyaları, otomotiv, iklimlendirme, tekstil, biyoteknoloji ve kâğıt endüstrisi gibi sektörlerde Türkiye’de yapabilecekleri yatırımlar Türkiye’yi Çin’in geri çekilmek zorunda kaldığı alanlarda yukarılara taşıma fırsatlarını sunmaktadır.

Bir cevap yazın