Her Yerde Karşınıza Çıkacak İnce Belli Bardakta Türk Çayı Geleneği

Anadolu’dan binlerce kilometre ötede keşfedilmiş olmasına rağmen Türklerin milli içeceği haline gelen çay, ‘’kırk yıllık hatırı’’ olan Türk kahvesinin bile önüne geçmiş ve en koyu muhabbetlerin başrol oyuncusu olmuştur.

Günün her saatinde tüketilen, sohbetlerin vazgeçilmez içeceği, keklerin, pastaların yol arkadaşı ve soğuk günlerin iç ısıtıcısı çay, Türk kültüründe çok önemli bir yere sahiptir. Çaysız bir gün geçirmenin düşünülemediği Türkiye’de çaylar sabahın ilk ışıklarıyla kahvaltı sofralarında, en demli halleriyle yerini alır ve gün boyunca yeni demlenen çaylar, çay severlerin damağını tatlandırır.

Türkiye’de her bölgenin kendine ait çay içme ritüelleri ve gelenekleri vardır. Türkiye’de çay ne porselen fincanlarda ne de büyük bardaklarda içilir. Çayın bardağı ince belli bardaklardır. Peki, Türkler neden ince belli bardaklarda çay içerler?

Türkler Neden İnce Belli Çay Bardağını Tercih Ediyor?

İnce belli bardağı kimin bulduğu, bu fikrin nasıl ortaya çıktığı tam olarak bilinmemekle birlikte ince belli bardakların Türkiye’de 90 yıllık bir geçmişi bulunmaktadır.

Sanayi Devrimi sonrasında cam bardaklar Avrupa’da çok sayıda üretilmeye başlanmıştır. Ancak bu büyük ebatlı bardakların maliyetleri çok yüksek rakamlara denk gelmiştir. Türkler bu kadar yüksek maliyetlerle bardak üretmek yerine daha düşük maliyetlere üretilebilen ince belli bardakları keşfetmiştirler.

Tabi, ince belli bardağın ortaya çıkması sadece maliyeti yüzünden değil. Aynı zamanda ince belli bardaklar bir tasarımın ve işlevselliğin ürünüdür. İnce belli yapısı sayesinde parmaklar yanmadan bardağın üst tarafından kolayca tutulabiliyor ve kavisli yapısından dolayı çay çok daha uzun süre sıcaklığını koruyabiliyor.

Estetik açıdan ve işlevsel açıdan özellikler gösteren ince belli çay bardağı tasarım fikrinin ise lalelerden alındığı tahmin ediliyor.

Türk Kültürüne Çay Nasıl Girdi?

Literatürde çayın ilk kez Çinliler tarafından keşfedildiği yazılıdır. Tesadüf eseri kaynayan suyun içine düşen çay yaprakları bir süre sonra suya kendi rengini vermiş ve içimi farklı bir tat olan çay böylece bulunmuştur. Türklerin ise çayla tanışmaları Anadolu’ya gelmeden önce Orta Asya topraklarında olmuştur. 12. yüzyılda Kazakistan’da yaşamış olan Türk Şair Hoca Ahmet Yesevi çayı ilk içen Türk olarak kabul edilir. Tesadüf eseri misafir olduğu bir Türkmen evinde çayla tanışan Hoca Ahmet Yesevi sonradan çay için; ‘’Yorgunluğu giderici ve dinlendirici bir içecektir, hastalarınızın şifa bulması için bu içecekten içmesi gerekir.” demiştir.

Türk Çayının Özellikleri

Türk Çayı Arkadaş Canlısıdır

Çay asla yalnız içilmez. İçilse bile kalabalık ortamlarda içildiği kadar keyif vermez. Çay içerken illaki yanınızda birileri olmalıdır. Çay sosyalleşmenin ve toplumun bir parçası olmanın anahtarıdır. Yeni tanışan insanlar ilk olarak çay içmeye giderler. Karşılaşan dostlar çay içmek için bir yerde soluklanırlar. Çay dost meclislerinin, akşam oturmalarının, misafirliklerin ve günün her anının vazgeçilmez içeceğidir.

Türk Çayı Eşitlikçidir

Türk çayı herkesin, her yerde içebileceği bir özellik sunar. Sadedir, yanında hiçbir şey katık edilmeden de içilir, ucuzdur ve hazırlanması, servisi kolaydır. İçimi ise oldukça keyiflidir.

Türk Çayı Barıştan Yanadır

Türkiye’nin hangi bölgesine giderseniz gidin, ne yaptığınız, niçin orada olduğunuz veya başka hiçbir soru sorulmadan direkt çay ikram edilir. Evlere ve iş yerlerine ayak üstü uğramış olsanız bile bir bardak çay içilmesi için ısrar edilir.

Çay dostluğun, arkadaşlığın, sohbetin ve ortak değerlerin bir ürünüdür. Kahvehanelerden, çay ocaklarına, kafelerden restoranlara kadar her yerde; dumanı üstünde, ince belli bardağında, tavşankanı şeklinde ikram edilen çayları aman geri çevirmeyin.

Bir cevap yazın